Sevgili Günlük,
Ah dile kolay 15. günü geride bırakıyoruz bugün itibari ile... Sıcaklık bugün sınırları zorlamaya başladı, ama bünye de alıştı mübarek napacağız başka. Bizim Turgut uzakdoğu felsefesine merak sarmış, diyorum gel felsefe okutalım sana diye dinlemiyor...
Televizyonda izleyecek hiç birşey bulamıyorum, heryerde bir reality şov, arkadaş nedir bu ya, ben de en iyi kim küfredecek diye bir yarışma yapmayı düşünüyorum, işe yarışmacıları gruba ayıracağız her gün çekimler olacak, hafta sonu pazar günü ürettikleri küfrü söylecekler, işte en uzun, en bağlantılı, en anlamlı küfürü eden de kazanacak. (Rtük kapatır diyosun... oki...)
Yunan hocaya sanırım birşeyler oldu, yoksa Yunanistan’da krizden dolayı mahsur mu kaldı acaba, keşke notlar herkese aynı kalıptan dağıtılsa, perdeli konuşuyorum günlük anladın sen benim ne dediğimi...
Bir arkadaşın söz verdiğim yazısını erteleye erteleye sonunda okudum, değerlendirdim, beğendim, on veriyorum...
Telefon eylemim sürüyor, dur bakalım daha ne kadar dayanabileceğim, ara sıra böyle yapmak lazım cep telefonunu hayattan uzaklaştırmak lazım.
Bölümün sitesinin tasarımını yeniledim, tabi bazı özelliklerde ekledim, hoş, güzel ve basit oldu. (hayırlı olsun dediğini duyar gibiyim... öyle demi lan?!)
Sevban dgsye girecekmiş, dur bakalım nasıl olacak, başarılar dilemekteyim kendine...
Bugün yapılan lys sınavındaki felsefe sorularına baktım, baya zormuşlan, hakketen bildiğin 10 psikoloji, 10 sosyoloji, 10 mantık sorusu var, bazılarını ben bile çözemedim, ama bu sistem daha iyi öğrencileri çözecek... Bu sistemi eleştiren en büyük kesim ise dershaneler, neden diye sorarsan, zaten okuldan fazla dershanemiz olmuş, ilk sınavlara giren çoğu öğrenci dört yıllıklara yerleşemeyeceğini anlayınca ikinci sınavlara girmiyor e tabi bu dershaneler için öğrenci kaybı demek, nerde öyle tuvalet yanında sınıflar açıp çocuklara şaklabanlık yapıp para kazanmak, devlet bu proje ile bu sorunun kökünü kuruttu, daha da iyi olsun dileğiyle...
Şehit olaylarına da değinmeden geçemeyeceğim, her inançlı insan, şehitlik mertebesinin önemini bilir, bu mertebeyi hurra diye hükümete ve tsk yönelik bir silah olarak kullanmak harbiden mallara layık bir iş, şehit cenazeleri ile koalisyon kurmak da bunun daniskası, hükümet açılım konusunda doğru yaptığı için terör birden fırladı, ysk bu referandum zamanını 12 eylül gibi uzak bir tarihe almakla zaten provakasyonu zirveye ulaştırdı, şimdi bu referandumdan evet çıkması halinde çok şey değişecek ve statükoya elveda diyeceğiz, birileri bundan çok rahatsız bazıları ise, koltuk kavgasına girmiş durumda... Sonuç inşallah hayırlısı olur bu millet statükodan çok çekti, inşallah bunun sonu gelecek, işte son yıllarda ilk defa bu kadar yakınız bu sona...
Sana bugün bir öss sorusu ile veda ediyorum, seneye sorulacak inşallah...
Geçen yıl Kanal D televizyonunda her hafta gösterilen Aşk-Mennu dizisinin finalden önceki son bölümünde, Bihter evin içinde salak salak dolanırken, Nihal’e “çok güzel şeyler olacak” dediğinde, aslında ne demek istemiştir?
A)Kafama sıkıcam az kaldı.
B)Senin anan güzel miydi?
C)Binicem Behlül’e vurucam kırbacı.
D)Nereye dönersen dön, dötün arkandadır.
E)Benim annem senin babanı döver.
Cevap: Seneye...
Sevgilerle
Erkan’ın...
# Bu yazı
497 kere görüntülenmiştir.