Sevgili Günlük,
Hava bugün daha da sıcak sanırım Antalya’daki her günüme bu sıcak mevzusunu dile getirerek başlayacağım, e dervişin fikri neyse zikri de odur derler ya... Malum sınavların sonuçları da haftaya cuma gününe kadar belli olacak heyecanlı bekleyiş sürüyor, ama bu dönem geçen dönemki kadar umutlu değilim, hayırlısı olsun diyorum...
Deniz mevsimi burada açıldığından yoldan her geçen kişi kolunun altına bir havlu sıkıştırmış o şekilde arzı endam ediyor. Bilmiyorum aslında denize girmek benim için bir şey ifade etmiyor, ben daha fazla onu izlemekten zevk alıyorum.
Tüm gün internet yapmak yerine kitap okumak gibi hobiler edindim. Sofie’nin Dünyası ile Erhan Afyoncu’nun Osmanlı’nın Hayaleti kitaplarını okuyorum, ikisi de baya bir güzel... İspanyolca kursu olaylarını biraz ertelemeye karar verdim önce şu önümdeki işleri bir halledeyim.
Sırtımda ağır bir yük hissediyorum iki gündür, buna sana rahat batıyor da diyebilirsin. Malum boş bırakmıcan benim gibi dingilleri...
Tv’de Davacı filmini izliyorum, Türkiye’deki adalet sistemini öyle bir güzel betimliyor ki, gerçekten trajikomik diye buna derler, Türkiye’de milyonlarca dava bu şekilde ilerliyor... Bugün git yarın gel...
Akraba ziyaretlerinin tamamını bir rafa kaldırdım bir süre hiç bir akrabamın kapısının önünden bile geçmek istemiyorum. Gerçekten toplumsal olarak eğitimde hep geri gidiyoruz. Bizim aile bu konuda birinciliği belki kıl payı farkla kaybeder.
Isparta’ya transkript olayları için gitmeyi planlıyorum, ama daha planlama aşamasında bu durum, belki bir gün aniden gidiveririm. Hem gitmişken ziyaret etmem gereken kişiler de var...
Neyse günlük baya bir dertliyim gibi görünüyorum, yok derdim falan yok... Sıcak sadece...
Sevgilerle...
Erkan
# Bu yazı 570 kere görüntülenmiştir.